Bursa kent merkezine sadece 40 kilometre uzaklıkta bulunan Gölyazı, antik çağlardan bu yana yerleşim yeri olma özelliğini koruyan eşsiz bir coğrafyaya sahip. Uluabat Gölü’nün kuzeyinde, anakaraya incecik bir köprüyle bağlanan bu minik yarımada, Arnavut kaldırımlı sokakları ve zamana direnen ahşap-kerpiç evleriyle adeta bir açık hava müzesi görünümünde.
Kasabanın girişinde sizi karşılayan ve efsanelere konu olan Ağlayan Çınar, yüzlerce yıllık gövdesiyle tarihe tanıklık ediyor. Erken saatlerde köye vardığınızda, göl üzerinde süzülen balıkçı sandallarının yarattığı dingin manzara, şehir hayatının karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için mükemmel bir terapi sunuyor.
Tarihin İzinde Bir Yürüyüş
Gölyazı sokaklarında kaybolmak, burayı keşfetmenin en güzel yolu. Antik Apollonia ad Rhyndacum kentinin üzerine kurulan yerleşimde, Helenistik döneme ait kalıntılar evlerin duvarlarında, sokak aralarında karşınıza çıkabiliyor.
“Gölyazı’da zaman akmaz, sadece gölün sularıyla birlikte usulca dalgalanır. Buradaki sessizlik, insanın kendi içine yaptığı bir yolculuk gibidir.”
Öğle saatlerine doğru göl kenarındaki çay bahçelerinde yerel halkın hazırladığı gözlemelerin tadına bakabilir, yanında demli bir çay eşliğinde göldeki kuşları izleyebilirsiniz. Özellikle bahar aylarında göçmen kuşların uğrak noktası olan Uluabat, doğa fotoğrafçıları için de eşsiz kareler sunuyor.
Gölde Sandal Sefası
Güneş batmaya yakınken yapılacak en güzel aktivite şüphesiz göl üzerinde kısa bir sandal turuna çıkmak. Yerel balıkçıların rehberliğinde yapılan bu turlar, nilüfer çiçekleri arasından süzülerek adanın etrafını su üzerinden keşfetme imkanı sağlıyor.
Gölyazı gezisinin ardından, Bursa’nın köklü lezzet geleneğiyle taçlanan bir akşam yemeği için sizi bekliyoruz. Menümüzü inceleyin veya yol tarifi alın.
Bursa Lezzetlerine Dönüş
Gezinizin ardından, Bursa'nın köklü lezzet geleneğiyle taçlanan bir sofra için sizi bekliyoruz.
Menüyü İncele